9 Haziran 2014
Dior Hydra Life BB Eye Cream
Merhaba hepinize iyi haftalar diliyorum. Bugün, son zamanlarda en sık kullandığım ve baya memnun kaldığım bir göz altı kapatıcısı ile ilgili fikirlerimi paylaşmak istiyorum.
Ben her ne kadar göz çevresi bakımımı düzenli yapıyor olsam da özellikle son birkaç senedir süre gelen göz altlarımdaki hafif kuruluğa engel olamıyorum malesef. O yüzden piysadaki birçok concealerı denedim ama bir türlü hiçbirini tam olarak sevemedim. Ama Dior'un bu ürünü şu ana kadar denediklerim arasında gerçekten en beğendiğim oldu.
Özelliklerine gelecek olursam:
-Bir kere yapısı çok hafif krem gibi ve nemlendirme özelliği var.
-Sürümü rahat ve cilt tarafından kolayca emiliyor .
-6ml lik bir ürün ama çok az kullanmak yeterli olduğu için uzun bir süre idare eder. Zaten gereğinden fazla sürünce hafif birikme ve çizgilere dolma problemi yaşanıyor.
-Yanılmıyorsam 2 farklı rengi var. Bendeki açık olanı yani 01-Luminous Beige
-SPF 20 içeriyor ki bu yaz mevsimi için gayet iyi.
-Kalıcılığı iyi,üzerine pudra ile sabitlemesem bile 6,7 saat birikme yapmadan,çizgilere dolmadan kalıyor.
-İçinde bulunan ışığı yansıtma pigmentleri sayesinde göz çevresine aydınlık bir görüntü sağlıyor. Mesela ben az uyuduğum veya yorgun olduğum günlerde bu concealer ı sürüp üstüne de çok hafif nars light reflecting pudrayla(yazısı yakında) sabitlediğimde gayet fresh ve uykumu almış gibi görünüyorum. Canlanıyor adeta bakışlarım ve beni gören hiç bir yakınımdan da hayırdır yorgunmusun bugün sorusunu duymadım şimdiye kadar :)))
-Oldukça minik dolayısıyla hem seyahat dostu hem de at çantaya çık ürünlerden.
AMA;
Şunu belirtmem gerekir ki göz altlarında çok koyu halkaları ve morlukları olanlar için KESİNLİKLE yeterli bir ürün değil. Sadece dediğim gibi hafif lekeleri kapatıp,renk eşitsizliklerini giderip aydınlık bir görünüm sağlıyor göz çevresine. Daha fazla kapatıcılığa ihtiyacı olanların altına mutlaka bir corrector kullanmaları gerekir. Sadece aydınlatma özelliğinden faydalanmak için de zaten fiyatı yüksek(137TL) onun yerine çok daha hesaplı highlighter pen ler tercih edilebilir.
GENEL OLARAK;
Ben sevdim yukarda saydığım özelliklerinden dolayı. Bir daha alırmıyım büyük ihtimalle bunu bitirene kadar daha iyisini keşfetmezsem alırım. Çünkü çizgilere hafifte olsa dolma konusu benim baya takıntı yaptığım bir durum:( Sizin de bana tavsiye edeceğiniz ürünler varsa çok memnun olurum...Sevgiler:)
12 Mayıs 2014
NARS Red Square Kalem Ruj
Bugün,alırken renginden dolayı en çok kendimin şaşırdığı daha sonra da gören yakın arkadaşlarımın küçük çaplı şok geçirmelerine neden olan bir kalem rujdan bahsedeceğim. Beni tanıyanlar ya da yazılarımı takip edenler hem göz farlarında hem de rujlarda sadece nude tonları tercih ettiğimi bilirler. Özellikle rujlarda ne kadar istesemde koyu renkleri kendime yakıştıramıyordum. (Mac RiRi Woo'nun çekmecemde yepyeni duruyor olmasından anlayabiliriz bunu zaten:))
Herneyse gelelim bu dönüşümü yaşamama sebep olan ruja. Birgün Sephora'da arkadaşımla dolaşırken Nars standında Red Square'i gördüm. Uzun zamandır tanıdığım satış danışmanı beyaz tenli olduğum için bu rengin bana çok yakışacağını mutlaka denemem gerektiğini söyledi. Denemekten ne çıkar dedim ve bu tombik kalem ruja sürer sürmez resmen aşık oldum.
Tam olarak turuncu alttonlu canlı kırmızı renkte. Mat bitişli. Sürümü kalem şeklinde olduğu için çok kolay. Kremsi yapıda resmen kayıyor dudakta sürerken. Oldukça pigmentli. Sık sık tazelemenize gerek kalmıyor tabiri caizse ölümüne kalıcı :) En sevdiğim özelliklerinden biri de mat bitişi olmasına rağmen kurutmaması dudaklarımı.
Ben genelde hep dudak balmı sürerim her rujumu sürmeden önce bunda da öyle yapıyorum. Sonra bir kat rujumu sürüyorum peçeteyi dudağıma değdirip çekiyorum en son da rujumun ikinci katı sürüyorum. Çoğunlukla akşamları sürmeyi tercih etmekle birlikte gittiğim yere göre gündüz bile sürdüğüm oluyor bu ruju. Yani diyeceğim odur ki sevgili takipçilerim bir eyeliner bir maskara bir de Red Square yeter yaklaşan yaz akşamları için ;)
-Bir süre önce instagramda paylaştığım fotoğrafım:)-
Bu ruju aldıktan sonra koyu renklerle barıştım ya da sanırım gözüm alıştı demek daha doğru. Artık makyaj çekmecemde 3,4 tane koyu renk rujum var onların yazılarını da kısa zaman içinde yazıcam inşallah. Özellikle Nars'ın bu kalem rujlarına bakmanızı tavsiye ediyorum çünkü yapıları gerçekten çooook güzel.Sizin başka önerileriniz var mı ben kendimi bu konuda baya aştım hatta Tom Ford Black Orchid'i bile almayı düşünüyorum ;)
8 Mayıs 2014
Dior Kirpik Bazı
Merhaba, bugün aslında uzun zamandır kullandığım hatta bitirmek üzere olduğum Dior'un dolgunlaştırıcı kirpik bazı/serumu hakkındaki yorumlarımı paylaşmak istiyorum.
Bu ürün,dışı ve plastik kılları olan fırçası beyaz renkli ve ilk bakışta klasik maskara görüntüsünde olan Dior'un ilk kirpik bazı. Maskarayı sürmeden önce veya besleyici özelliğinden dolayı gece yatmadan önce kullanılabiliyor.
Dior'un kendi internet sitesinde, 2 ay düzenli kullanıldığında kirpikleri uzattığı ve dolgunluk kazandırdığı belirtiliyor. Ben çok düzenli kullanmadığım için öyle bir artısı var mı bilemediğim için internette kısa bir araştırma yaptım ve gerçekten bu bazın baya bir seveni olduğunu gördüm. Hatta birçok kişi, çoğunluğu kirpikten yoksun asyalı kadınlar olmak üzere bu serumu olmazsa olmaz bir ürün olarak nitelendirmişler. Kirpiklerimi kıvırmama gerek kalmadı diye yazanlara da epeyce rastladım.
Benim kendi kişisel fikirlerime gelecek olursak aslında Dior Lash Plumping Serum benimde beklediğimden çok daha fazla sevdiğim bir ürün oldu. Kirpiklerim normalde de uzun olduğu ve hergün aksatmadan kullanmadığım için onları uzattımı bilmiyorum ama maskara öncesi sürdüğümde gerçekten gözle görülür bir şekilde dolgunluk sağladı kirpiklerime.
Maskaramı uygulamadan, ilk önce kirpiğimin birine sürüp sonra Le Volume Chanel(burada) maskaramı aynı kirpiğime sürüyorum. Çabuk kuruyor o yüzden iki kirpiğe aynı anda sürmemekte fayda var. İlk önce beyaz beyaz oluyor kirpiğiniz ama çabuk geçiyor. Kesinlikle bir beyazlık kalmıyor maskara sonrasında.
Ben bu bazı baya sevdim hatta dediğim gibi bitmek üzere en kısa zamanda tekrar almayı planlıyorum. Şu anki fiyatı 103TL. Hep belirttiğim gibi sürekli avantajlı kampanyalar oluyor onlardan birine denk getirip makyaj çekmeceme en kısa zamanda atıcam inşallah. Kirpiğim daha hacimli olsa diyenler bi deneyin sonucu görün derim:) Haaa sonra bana da sonucu haber verin ;)
Bu ürün,dışı ve plastik kılları olan fırçası beyaz renkli ve ilk bakışta klasik maskara görüntüsünde olan Dior'un ilk kirpik bazı. Maskarayı sürmeden önce veya besleyici özelliğinden dolayı gece yatmadan önce kullanılabiliyor.
Dior'un kendi internet sitesinde, 2 ay düzenli kullanıldığında kirpikleri uzattığı ve dolgunluk kazandırdığı belirtiliyor. Ben çok düzenli kullanmadığım için öyle bir artısı var mı bilemediğim için internette kısa bir araştırma yaptım ve gerçekten bu bazın baya bir seveni olduğunu gördüm. Hatta birçok kişi, çoğunluğu kirpikten yoksun asyalı kadınlar olmak üzere bu serumu olmazsa olmaz bir ürün olarak nitelendirmişler. Kirpiklerimi kıvırmama gerek kalmadı diye yazanlara da epeyce rastladım.
Benim kendi kişisel fikirlerime gelecek olursak aslında Dior Lash Plumping Serum benimde beklediğimden çok daha fazla sevdiğim bir ürün oldu. Kirpiklerim normalde de uzun olduğu ve hergün aksatmadan kullanmadığım için onları uzattımı bilmiyorum ama maskara öncesi sürdüğümde gerçekten gözle görülür bir şekilde dolgunluk sağladı kirpiklerime.
Maskaramı uygulamadan, ilk önce kirpiğimin birine sürüp sonra Le Volume Chanel(burada) maskaramı aynı kirpiğime sürüyorum. Çabuk kuruyor o yüzden iki kirpiğe aynı anda sürmemekte fayda var. İlk önce beyaz beyaz oluyor kirpiğiniz ama çabuk geçiyor. Kesinlikle bir beyazlık kalmıyor maskara sonrasında.
Ben bu bazı baya sevdim hatta dediğim gibi bitmek üzere en kısa zamanda tekrar almayı planlıyorum. Şu anki fiyatı 103TL. Hep belirttiğim gibi sürekli avantajlı kampanyalar oluyor onlardan birine denk getirip makyaj çekmeceme en kısa zamanda atıcam inşallah. Kirpiğim daha hacimli olsa diyenler bi deneyin sonucu görün derim:) Haaa sonra bana da sonucu haber verin ;)
6 Mayıs 2014
Chanel Intonation&Inspiration Krem Allıklar
Günaydın, bugünün yazısı, krem yapıda oldukları için ilk başta mesafeli yaklaştığım ama fikirlerine güvendiğim bazı bloggerların çok beğendiklerini her fırsatta dile getirmelerinden ötürü kayıtsız kalamadığım ve aldığıma da kesinlikle pişman olmadığım Chanel'in iki krem allığıyla ilgili olacak.
Inspiration-Intonation
Intonation(69), Chanel 2014 İlkbahar koleksiyonundan ve sınırlı üretim bir allık. Krem allık diye geçse de tam olarak o yapıda değil krem-pudra arasında bir yerde desem daha doğru. Yumuşacık, çok kolay sürülüyor ve ciltle bütünleşiyor. Kesinlikle yapış yapış olmuyor. Ben, parmağımı azıcık allığa dokundurup sonra yanaklarıma tampon hareketlerle yayıyorum. Kalıcılığı 10 üstünden 10 ben silene kadar hiçbir yere kaybolmuyor. Kokulu değil. Saten bitişli, herhangi bir ışıltısı yok. Mercan alttonlu pembe renkte. İlk bakışta benim gibi beyaz tenli biri için oldukça parlak ve canlı bir renk olduğunu düşünsem de dener denemez fikrim değişti. Tabi çok hafif uygulama yapmak gerekiyor-özellikle beyaz tenlilerin-çünkü oldukça pigmentli. Intonation'ın istinasız her cilt tonuna yakışacağını düşünüyorum.
(Sol)Yoğun Uygulanmıs-(Sağ)Hafif Uygulanmıs
Inspiration(64) ise Chanel'in 2013 Sonbahar koleksiyonundan bir allık. Yapı ve özellik olarak Intonation ile aynı tekrar yazmama gerek yok. Mavi alttonlu bebek pembesi renkte. Yüzümün doğal pembeliğiymiş gibi durmasını çok sevdim:) Intonantion'ın aksine bu rengin beyaz tenlilerde daha hoş durduğunu düşünüyorum. Bu allığı o kadar sevdim ve o kadar çok kullanıyorum ki yedekledim hemen. Çünkü bu da diğeri gibi malesef sınırlı üretim. Inspiration'ı da ya parmak uçlarımda ya da Real Techniques Stippling brush ile uyguluyorum. Her iki şekilde de güzel sonuç alıyorum.
(Sol)Yoğun Uygulanmıs-(Sağ)Hafif Uygulanmıs
Sol--> Inspiration-Sağ--> Intonation
Kısacası her türlü övgüyü hakediyor Chanel krem allıklar en azından bu ikisi için bunu söyleyebilirim. Siz başka hangi renkelerini denediniz?
2 Mayıs 2014
Tom Ford Pink Dune Lipstick
Bugünkü yazımın konusu, elimdeki birçok ruju elden çıkarma isteği uyandıran Pink Dune. Bu benim kullandığım ilk Tom Ford ruj. Sürer sürmez başka renklerini de almamak için zor tuttum kendimi. Rengi,yapısı beni hemen bağladı kendine.
Bu ruj, Tom Ford 2014 Bahar koleksiyonundan,malesef sınırlı üretim olan 8 rujdan biri. Ambalajı kırık beyaz-sarı renkte gayet klas ve şık görünümde. Hiç rahatsız etmeyen bir vanilya kokusu var. Sürümü çok rahat;yumuşacık resmen kayıyor dudakta. Dudağımda herhangi bir ağırlık hissi de uyandırmadı. İçerisindeki vitaminler ve çeşitli yağlar sayesinde çok güzel nemlendirdi dudağımı aynı zamanda.
İçinde pembelikte barındıran açık şeftali renkte ve içindeki minik altın ışıltıları sayesinde dudakta parlak görünen son derece naturel duran bir ruj. Kendi dudağınızın daha güzel hali gibi :). İster günlük isterseniz de dumanlı göz makyajına uyum sağlayacak bir tonu var. Ayrıca her cilt tonuna da yakışacağını düşünüyorum. Kalıcılığı benim için yeterli. Birşey yiyip içmediğim sürece 3,4 saat dayanıyor.
Kısacası makyaj çekmecemde ufak çaplı bir ruj elemesi yapıp birkaç tane daha Tom Ford ruj almaya niyetliyim. Sizin varmı kullanıp tavsiye edeceğiniz mutlaka bu rengine de bak diyeceğiniz bir TF ruj?
Sevgiler..
30 Nisan 2014
CHANEL CC Krem
Herkese tünaydın, son günlerde vakitsizlikten ve kısa süreli birkaç seyahatimden dolayı yazı yazmaya vakit bulamadım. Bu esnada da aklımda olan denemek istediğim birçok ürün aldım ve hepsini kullandıkça çok geciktirmeden sizlerle de paylaşmak istiyorum.
İlk sıraya Chanel'in CC kremini koydum. Epey bir zamandır da kullandığım için yeterli fikir sahibi oldum kremle ilgili.
Ambalajı fotoğrafta da görüldüğü gibi gayet sade. Ürün, üzerinde CC logosu bulunan siyah plastik kapaklı son derece seyahat dostu ve gövdesi de beyaz renk minik(30ml) bir tüpte geliyor. Yoğun çiçek kokusu var ama sürdükten sonra almıyorsunuz kokuyu beni rahatsız etmedi. İçinde SPF 30 koruması var ki yaklaşan yaz mevsimi için cildimizi korumak adına güzel bir özellik.
Yapısı su bazlı kapatıcılardan biraz daha ağır. Ama sürümü ve dağıtması kolay, rahatça uygulayabiliyorsunuz. Sadece çok çabuk kuruduğu için hızlı sürmeniz gerekiyor o kadar. Ben 3 şekilde de denedim sürmeyi (beauty blender, Real Techniques Buffing Brush ve elimle). Elimle uygulama yapmayı sevmedim diğer iki yöntemle daha güzel ve pürüzsüz bitiş sağladım. Kapatıcılığı orta seviyede ama birkaç kat uygulayarak biraz daha arttırabilirsiniz kapatıcılık seviyesini. Ben tek kat sürdüğümde cildimdeki tüm renk eşitsizliklerinden ve hafif lekelerin görüntüsünden kurtuldum. Bu arada cildime belli belirsiz bir parlaklıkta verdi. Yüzüm sağlıklı ve aydınlık göründü. Son fotoğrafta da elimin parlaklığından anlayabilirsiniz ;)
Sonuç olarak, ben sevdim Chanel CC kremi. Taşıma kolaylığı, rahat sürümü,içindeki 30 güneş koruması ve verdiği sağlıklı görüntü benim iyiki almışım demem için yeterlidir. Sizinde aklınızda bir CC krem alma düşüncesi varsa mutlaka Chanel'i de deneyin derim. Ben Sevil mağazasından ikinci ürüne %50 indirimle yanılmıyorsam 105 TL gibi bir fiyata almıştım. Sizde cildinize önce uygulatın beğenirseniz bu tarz bir kampanyaya denk getirip makyaj çantanıza atın derim. Sevgilerrr :)
3 Nisan 2014
YSL Gloss Volupte 203&206
Günaydın, bugünkü yazımın konusu kullanır kullanmaz çok beğendiğim ve bir an önce paylaşmalıyım diye düşündüğüm, yenilenen YSL gloss volupte serisinin iki ruju hakkında olacak.
Bu ruj serisi 23 renkten oluşuyor. Bu renkler de yapılarına göre kendi aralarında 3 e ayrılıyorlar.
-10 adet(Golden) --->Bol miktarda minik sarı-altın ışıltılar bulunan,sürdüğünüzde baya parlak duranlar
-4 adet(Iridescent) --->Metalik parıltıları olanlar
-9 adet(Pure) --->Herhangi bir ışıltısı bulunmayan ama yinede sürdüğünüzde dudağınızı parlak gösteren krem bitişli olanlar
Sol;203-Sağ;206
Bendeki 2 renk te Pure olan gruptan yani içlerinde ışıltı bulunmayanlardan. 203 Corail Gandoura(açık mercan renk) ve 206 Fuchsia Oran(pembe alttonlu kırmızı renk).Glossların fırçaları 3 boyutlu,dudak şeklinde ve ürünü tek seferde almayı sağlayan boşlukları var ortalarında. Fırçaların dizaynından dolayı sürümü kolaylaştırdığı söyleniyor ama ben çok aynı görüşte değilim olmasa da olurmuş.
Herneyse, şunu söylemem gerekir ki bunlar benim şimdiye kadar kullandığım en güzel glosslar. Bunun en önemli nedeni de hafif yapıları sayesinde sürdüğünüzde kesinlikle yapış yapış bir his vermemeleri,parlak duruşları ve dudağımı neredeyse bir dudak balmı kadar nemlendirmeleri. Beni bu glosslarda tek rahatsız eden burnuma fazlaca gelen meyve kokusu. Sürdükten sonra azalıyor ama yine de şimdiye kadar kullandıklarım arasında en yoğun kokusu olan bunlar kesinlikle. Koku hassasiyeti olanlar hoşlanmayabilirler.
Kalıcılığı orta seviye. Birşey yiyip içmediğim zaman 3,4 saat rahat kalıyor. Bir artısı da verdiği nem gün boyu devam ediyor,gerçekten yumuşacık yapıyor dudakları. Bence özellikle kış için vazgeçilmez bir gloss çıkarmış YSL.
Aaaa bir negatif yanı da içimde uyanan tüm renkleri alma isteğim. Onu nasıl engellicem bilemiyorum şimdilik ama Pure grubuna özellikle B-A-Y-I-L-D-I-M. Sizinde yolununz Sephora,Sevil veya Tekin Acar'a filan düşerse mutlaka bir göz atın derim o zaman anlayacaksınız güzelliklerini benden söylemesi ;))
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
